Sayfalar

23 Ocak 2012

El ve ayağın iç organlarla bağlantı noktaları

4 yorum


Ayak tabanınıda Bedendeki organlara bağlı tüm sinirlerin burada sonlandığı gerçekten doğrudur.
Bu noktalara her baskı yaptığımızda organlarımız harekete geçer ve düzgün çalışır.
Herhangi bir organınızda sorununuz varsa o organınızı gösteren bölgeye masaj yada basınç uygularsanız o organı harakete geçirip iyileştirebilirsiniz..

Avucumuzun içerisindede vücudumuzdaki çeşitli organların bağlı olduğu hassas noktalar var ve resimdede anlatılıyor.

-alıntı

04 Ocak 2012

Bilgisayar başında çok zaman geçirenlerin yaşadığı problemeler ve çözümleri

0 yorum

Bilgisayar Başında Çok Kalanlara 8 Tavsiye 

1.Boyun Ağrısı

Bilgisayar başında saatler boyunca oturmaktan kaçının.Küçük molalar vererek kısa yürüyüşler yapmak faydalı olacaktır.
Konuşurken boynunuzu bir yana yaslamak ağrıya sebep olur.Bunun yerine kulaklık veya telefonunuzun “hands free” özelliğini kullanmaya çalışın.
Kısa aralarla boynunuzu gevşetici egzersizler yapın.

2.Sırt Ağrısı

Bilgisayar başından otururken sürekli yapılan aynı düzendeki işler sırtınızda ağrı oluşturacaktır.Bu yüzden otururken dizlerinizi hafiften yukarıya, bel hizasının üzerine doğru hareket ettirin ve tüm vücüdunuzun hareket etmesini sağlayın.
Fazla eğilemeden, bükülmeden oturmaya çalışın ve masa-sandalye duruşunu iyi ayarlayın.

3.Göz Problemleri

Bazı göz egzersizleri yapın.Bunun için size basit ve kolay bir yöntem önereceğim.İlk olarak gözlerinizi birkaç kere kırpın.Gözlerinizi saat yönünde ve saat yönünün tersine hareket ettirin.Bu egzersiz boyunca derin derin nefes alıp verin ve yavaşça gözleriniz açın.Bu egzerisi molalarınız arasında yaklaşık 2 dakika boyunca yapın.
Lütfen gözlerinizi ovmayın.Ayrıca bazı doktorların önereceği gözlükler faydalı olabilir.
Ayrıca göz egzersizi hakkındaki bu videoyu izleyebilirsiniz.

4.Baş Ağrısı veya Migren


Baş ağrısına, bilgisayarın başına ekrana saatlerce bakma sebebiyle ağrıyan gözleriniz sebep olabilir.Bu yüzden gözleriniz doktor kontrolünden geçirmeniz faydanıza olacaktır.
Eğer baş ağrınız dayanılmaz hale gelmiş ve sık sık tekrarlıyorsa büyük ihtimalle bir migren hastalığınız olabilir.Bunun için bir doktora görünmeniz iyi olacaktır.Ayrıca kendinizi stresden uzak tutmanız faydanıza olacaktır.

5.Ellerdeki Ağrı

Sürekli yazı yazmanız haliyle ellerde ağrıya sebep olacaktır ve işine başlamadan önce ve aralarda bazı parmak egzersizleri yapın.
Kollarınızı uzatın ve parmaklarınızın gevşemesin sağlayın.

6.Aşırı Kilo Alma


Bu en sık karşılaşılan ve bilgisayar başında saatlerce oturarak vakit geçirmenin getirdiği sağlık problemidir.
Bunun için güne başlamadan önce kendinize bir program yapın.Bu basit şeyi yapmayan insanlar obezite problemi ile karşı karşıya kalmaktadır.Kendinize basit egzersizler bulun. Bunun için bulunduğunuz ortamda eğilip kalkıp çeşitli gevşeme hareketleri yapabilirsiniz.



7.Stres ve Depresyon


Stres ve depresyon, blog trafiği ve para kazanma konusunda endişelenen insanların sık sık yaşadığı bir problemdir.Olumlu düşünceler sizi stresten uzak kalmanızı sağlayabilir.
Bilgisayardan biraz uzak kalarak kendinizi rahat hissettirecek davranışlarda bulunun.Kitap okumak gibi,bir dostla muhabbet etmek gibi…
Uykunuzu ihmal etmeyin.Vucudunuzun dinlemesi için uyku önemlidir.Zamanınızı etkili bir şekilde kullanın ve emin olun ki strese bağlı problemlerin en başında zamanı etkili bir şekilde kullanamamak geliyor.

8.Alkol ve Sigara Problemleri


Bütün gün boyunca internette kalan sigara ve alkol gibi alışkanlıkları olan insanlar bu alışkanlıklarını kontrol etmeliler.
Çalışma ortmınızda partilerden uzak durun ve asla sigara içmeyin.Sigara alışkanlığınızı kontrol altında tutacak hatta bu alışkanığınıza son verecek yararlı bilgileri öğrenmeye çalışın.

Alıntı..

20 Kasım 2011

Özgüveni Yüksek İnsanlar Nasıl Davranır?

2 yorum


ÖZGÜVENİ YÜKSEK ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEK

Özgüven; bir tutum, bir duygu, bir inaçtır ve davranışlarla sergilenir. Kişinin kendi değerini bilme kendisine sevgiyle saygıyla ve dürüst bir şekilde davranabilme yeteneğidir. Özdeğer duygusu öylesine temel bir duygudur ki nasıl bir kişi olduğumuzu diğer insanlarla kurduğumuz iletişim biçimini yaşamdaki yerimizi ve ondan neler beklediğimizi belirler. Bu nedenle; anne ve babaların ve eğitimcilerin en önemli amaçları kendi ayakları üzerinde durabilen özgüven duygusu gelişmiş bireyler yetiştirmektir.

ÖZGÜVENİ YÜKSEK KİŞİLERİN ÖZELLİKLERİ

Özgüveni yüksek olan kişilerde dürüstlük sorumluluk kendine ve diğer canlılara şevkat ve sevgi yeterlilik en belirgin özelliklerdir. Bu kişiler önemli olduklarını onlar var olduğu için dünyanın daha iyi bir yer olduğunu hissederler. Başkalarından çekinmeden yardım isteyebilir yine de kendi kararlarını kendilerinin verebileceğini ve kendilerinin en iyi kaynak olduğunu bilir ve hissederler. Kendi değerlerinin farkında oldukları için diğer insanların da varlıklarını ve değerlerini kolaylıkla kabul ederler. Herşeyi mükemmel yapamayacaklarını eksikliklerininzayıflıklarının insanca özellikler olduklarını bilirler.

ÖZGÜVEN DUYGUSUNUN GELİŞİMİ

Dünyaya yeni gelen bir bebeğin hiçbir geçmişi kendinle ilgili algısı özdeğeri ile ilgili herhangi bir fikri yoktur. Bebek çevresindeki diğer insanların kendisine davranışları ve hareketleri ile verdikleri mesaja göreözdeğer duygusunu edinmeye başlar.

Özgüven duygusunun ilk temelleri anne-bebek arasındaki iletişim sırasında atılmaya başlar. Özellikle annenin bebeğini beslediği süreç bu anlamda önemlidir. Bebekler annelerinin kendileri ile birlikte iken yansıttıkları temel duyguları (şevkat sevgi kaygı telaş öfke üzüntü gibi) algılarlar. Bebeğin dış dünya ile ilgili ilk izlenimleri annenin yansıttığı duygular kanalı ile oluşur. Anne bebek için dış dünyaya açılan bir penceredir bebek dış dünyayı bu pencereden annenin yansıttığı biçimde izler. Bebeğin dış dünyayı güvenilir tutarlı sıcak veya güvenilmez tutarsız soğuk bir yer olarak algılaması annesi ile olan ilk duygu alışverişine bağlıdır.

Daha sonraki 5-6 yıl içerisinde ; aile ortamı özgüvenin şekillendiği yerdir. Aile içinde kullanılan her kelimemesaj yüz ifadesi mimik çocuğa özdeğeri hakkında bir ileti gönderir.

Çocuk okula başladıktan sonra ise diğer etkiler ortaya çıkar ama aile de önemli kalmaya dcvam eder. Dış dünya çocuğun ailede edindiği değer yada değersizlik duygusunu destekler. Örneğin aile ortamında değersizlik duygusu edinmiş bir çocuk okulda herhangi bir konuda başarısızlıkla karşılaştığında bu başarısızlığını gözünde büyütür ve kendisi ile ilgili değersizlik duygusu pekişir. Buna karşılık aile içinde kendini değerli hisseden bir çocuk karşılaştığı başarısızlıkları görmezlikten gelir kendi özdeğeri hakkında karar verirken başarılı olduğu durumları değerlendirir.

Aile ortamında yapılacak bazı temel değişiklikler çocukların kendilerini değerli bir birey olarak hissetmelerine katkıda bulunur. İletişimin net ve açık olduğu duyguların dürüstçe ve korkmadan ifade edilebildiği sorumluluğun gelişim düzeyi ve kişisel özelliklere göre dağıtıldığı aile ortamlarında çocuklar çok daha kolaylıkla özgüven duygusu geliştirirler. Böyle sağlıklı bir ortam yaratabilmek için bazı somut öneriler işe yarayabilir. İşte bu önerilerden bazıları...

ANNE BABALARA ÖNERİLER

*Öncelikle; çocuklar arasında bireysel farklılıklar olduğunu unutmayın. Hiçbir çocuk özellikleri açısından bir diğer çocuğa benzemez. Her çocuk kendine özgüdür bu özellikleri ile eşsiz ve değerlidir. Eğer siz çocuğunuzun bireysel özelliklerini takdir eder ve değer verirseniz o da kendi varlığına ve özelliklerine değer verir. Bunun en somut göstergesi çocuğunuzu bir başka çocukla asla kıyaslamamaktır. Eğer çocuğunuzu teşvik etmek istiyorsanız başka bir çocuğu örnek göstermek yerine kendisinin daha önce yapmış olduğu birşeyi örnek gösterin yani kendi kendisi ile kıyaslayın. Örneğin; Piyano konseri öncesi çok kaygılı olan kızınıza " Bak Ayşe ne güzel hiç heyecanlanmadan çaldı sen ne diye heyecanlanıyorsun " demek yerine " Zeynep'ciğim kaygılandığını görüyorum. Hatırlıyormusun geçen sene bütün sınıfın önünde şiir okuman gerekiyordu o zaman da tıpkı şimdiki gibi kaygılı idin ama çok güzel şiir okumuştun ve seni çok alkışlamışlardı. Sen de kendini çok beğenmiştin.. Şimdi de bu işin üstesinden gelebilirsinsana inanıyorum. " diyebilirsiniz.

*Çocuğunuzu iyi tanıyın. Onun hangi alanlarda iyi olduğunu hangi alanlarda desteğe ihtiyacı olduğunu gerçekçi bir biçimde değerlendirin. Zayıf oldukları alanlarda onları desteklemek için iyi oldukları alanları örnek olarak kullanın. İyi oldukları alanlarda kendilerini gösterebilmeleri zayıf oldukları alanlarda ise kendilerini denemeleri için güvenli ortamlar yaratın. Eleştirmek yüzüne vurmak yerine yapabildiğini değerlendirin ve onunda görmesini sağlayın. Unutmayın eğer siz yapabildiği kadarını görmez ve ona inanmazsanız o da yapabildiklerini görmez ve kendi gücüne inanmaz.

Çocuğunuzun iyi yapabildiği şeyler ya da ilgi duyduğu alanlar mutlaka vardır. Bunların neler olduğunu tesbit edin ve bu alanlarda daha iyi olabilmesi için gerekli koşulları sağlamaya çalışın. Çocuklar genellikle ilgi duydukları alanlarda daha iyi performans sergilerler. Bu nedenle ilgilerinin ne olduğunu belirlemek çok önemlidir.

*Çocuğunuzun geliştirilmesi gereken alanları için birlikte bir plan yapın. Planınızda küçük hedefler belirleyin. Bu hedeflere ulaşmasında ona destek verin. Örneğin herhangi bir derste başarısız ise ve bu durum onu etkiliyorsa bu konuda neler yapabileceğinize birlikte karar verin ve küçük adımlar belirleyin. (önce öğretmenle görüşme çalışılacak konuları saptama çalışma programı düzenleme ekstra destek ihtiyacının olup olmadığını belirleme vb.) Sizin problemlerin üzerine giderken çözüm odaklı yaklaşımınız hedef belirlemeniz ve bu konuda ona destek vermeniz onda problemin çözülemez olduğu inancını yıkacak ve çaba harcama isteği doğuracaktır.

Çocuğunuza mutlaka çeşitli alanlarda sorumluluklar verin. Bu sorumlulukların onun yaşına ve gelişimine uygun olmasına dikkat edin. Sorumluluklarını yerine getirirken onu izleyin takdir edin gerekli yerlerde destekleyin. Sorumluluk duygusunun gelişimi çocuğun kendisini yeterli hissetmesi ve özdeğer duygusunun gelişimi ile yakından ilgilidir.

Çocuğunuzun; ev ve okulun dışında farklı sosyal aktiviteler sosyal gruplar gibi değişik ortamlara girmesi ve bu ortamlarda kendini gösterebilmesi için fırsatlar yaratın. Böylece çocuğunuzun alışkın olmadığı yeni ortamlara uyum sağlama becerisini geliştirmesine katkıda bulunmuş olursunuz. Yeni farklı ortamlarda başarılı olma duygusu çocuklarda kendilerine güven duygusunu arttırır. . Örneğin; çocuğunuzun bir yaz kampına katılması ya da daha önce hiç denemediği bir sosyal aktiviteye başlaması ona çok şey kazandırabilir.

alıntıdır